Ispartakule, Başakşehir / İstanbul 0212 000 00 00
Ana sayfa / Makaleler / Makale
MAKALE

Kira tespit ve uyarlama davaları: Hangi durumda hangisi açılır?

02.07.2026 5 dk okuma
Kira bedeli güncel koşulların gerisinde kaldığında ev sahibinin, olağanüstü ekonomik gelişmeler sözleşme dengesini bozduğunda ise her iki tarafın başvurabileceği iki ayrı dava türü vardır.
Kira ilişkilerinde en sık karışan iki kavram, kira tespit davası ile kira uyarlama davasıdır. İkisi farklı ihtiyaçlara hizmet eder.

Kira tespit davası, beş yıldan uzun süren konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin hâkim tarafından, emsal kira bedelleri ve hakkaniyet gözetilerek yeniden belirlenmesini sağlar. Beş yılın dolmasından sonra her yeni kira yılı için açılabilir; yeni dönemin başından itibaren geçerli olması isteniyorsa ihtar ve süre koşullarına dikkat edilmelidir.

Kira uyarlama davası ise sözleşme kurulurken öngörülemeyen olağanüstü bir gelişmenin (ağır ekonomik kriz gibi) sözleşme dengesini taraflardan biri aleyhine katlanılamaz ölçüde bozması hâlinde gündeme gelir. Dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesindeki aşırı ifa güçlüğüdür ve süre şartı yoktur; ancak koşulları tespit davasına göre daha ağırdır. Yargıtay uygulaması, uyarlama isteyenin değişen koşullara kendi kusuruyla yol açmamış olmasını ve edimini ihtirazi kayıtla ifa etmiş ya da henüz ifa etmemiş olmasını arar.

Hangi davanın açılacağı; sözleşmenin süresi, kira bedelinin emsallere göre durumu ve yaşanan gelişmenin niteliğine göre belirlenir. Yanlış dava türü seçmek zaman ve hak kaybına yol açabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuz için büromuzdan randevu alarak görüşme talep edebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?
Randevu Alın
ÖNCEKİ
12. Yargı Paketi TBMM'de: Hukuk davalarında yeni dönem kapıd...
Hemen arayın
0212 000 00 00
Randevu Alın